Sayfalar

11 Mayıs 2014 Pazar

ZONGULDAKSPOR ŞAMPİYON OLDU


Zonguldak Kömürspor, Zara Belediyespor'u 2-0 mağlup ederek 3.Lig'e çıkan taraf oldu. Tebrikler ŞAMPİYON Zonguldakspor

8 Mayıs 2014 Perşembe

HAYDİ ZONGULDAK

3. LİGE ÇIKMAK İÇİN FİNAL MAÇINA ÇIKACAK OLAN ZONGULDAKSPOR'A ŞİMDİDEN BAŞARILAR

3. LİG PLAY OFF EŞLEŞMELERİ

3. Liglerde normal sezon tamamlandı.Şimdi sıra play off maçlarına geldi.
Gruplardan Keçiörengücü , Düzyurtspor ve Ümraniyespor şampiyon olarak çıktılar..
play off maçları 3 ayrı şehirde (Samsun - KMaraş - Konya) oynanacak..
Burdanda 3 takım şampiyon olarak seneye 2.ligde oynamaya hak kazanacak...
Desteklediğim takımlar var elbet..
Samsunda oynanacak maçlarda Ankara Demir - Karagümrük takımlarından birisinin çıkmasını isterim..
Maraştaki maçlardan Batman veya Erzurum takımlarından birisinin
Konyada oynanacak olan maçlarda ise Yeni Diyarbakırspor'un çıkmasını isterim...
Şimdiden başarılar...

E-BİLETE DURDURMA

Taraftar Hakları Dayanışma Merkezi (Taraf-Der) avukatları Ertuğrul Cem Cihan ve Kemal Ulusoy, büyük tepki toplayan e- bilet uygulamasının tüketiciyi mağdur ettiği gerekçesiyle Ankara 16. Tüketici Mahkemesine başvurarak, tedbir kararı verilmesi talebinde bulundu.
Dava dilekçesinde, ‘Mahkemece karar verilinceye kadar Passolig adı verilen elektronik bilet uygulamasının daha fazla mağduriyete yol açmaması amacıyla tedbir kararı verilmesini talep etme zarureti doğmuştur. Passolig uygulamasından kaynaklı ihlal edilen haklarının tespitini, hukuka aykırılıkların giderilmesini ve taraftarların (tüketicilerin) gelecekteki haklarının ihlal edilmesinin önüne geçilmesi için zorla imzalanan sözleşmelerin geçersizliğine karar verilmesini talep ederiz’ denilmişti. Durdurma kararı Ankara 16. Tüketici Mahkemesi, Taraf-Der’in tedbir talebinin kabulüne karar verdi. Kararda, ‘Davacının temsil ettiği tüketici kitlesinin mağduriyetine sebep olmamak için teminat alınmaksızın ihtiyati tedbir talebinin kabulüne ve Passolig uygulamasının durdurulmasına karar verildi’ denildi.
Gazetelerde ilan edilecek Mahkeme, verilen kararın gazetelerde yayınlanması için Basın İlan Kurumuna talimat yazısı yazdı. Talimat yazısında mahkemece Passolig uygulamasına durdurulma kararı verildiği hatırlatılarak, ‘Passolig uygulamasının durdurulması şeklindeki tedbir kararımızın ülke düzeyinde yayınlanan gazetelerden birinden derhal ilan edilmesi rica olunur’ denildi. ‘Artık satışı yapılamaz’ Taraf-Derneği avukatlarından Ertuğrul Cem Cihan, mahkemenin verdiği tedbir kararını Hürriyete değerlendirerek, ‘Tüketici mahkemesi talep ettiğimiz tedbir kararını verdi. Şu anda Passolig satışı yapılamaz. Yapılırsa suç işlenmiş olur. Taraftarlar sakın e-bilet almasınlar. Taraf-Der olarak haklı hukuk mücadelesine devam edeceğiz. Tribünlerin kimsenin rant alanı olmasına müsaade etmeyeceğiz’ dedi.
http://www.mavisimsekler.com/adana-demirspor/taraftarin-dedigi-oldu-passolig-satisi-durduruldu.html

5 Mayıs 2014 Pazartesi

YÖNETİMLE YAPILAN RÖPORTAJ

www.haberads.com'un Adana Demirspor yönetiminin reklam ve sponsorluk işlerinden sorumlu üyesi Fatih Otluoğlu ile gerçekleştirmiş oldugu röportajları aşagıdan okuyabilirsiniz...


Daha önce gelir gider tablosunu gördünüz, şu anda gelir gider tablosundan şikayetçisiniz...
Şöyle bir durum var. Borçları bilerek geldi yönetim. Bu durum; o borçların hepsinin bugünden yarına kapatılacağı, borçlar çerçevesinde kulübün devamı ve borçların aynı şekilde büyüyeceği, gideceği anlamına gelmez. Bu arada borç rakamı sanırım yönetimimiz tarafından doğrudan kamuoyuyla hiç paylaşılmadı. Öte yandan doğru rakamlar dönüyor gerek basında gerek taraftarlar arasında. Belli bilgiler bir şekilde sızdırılıyor. Ben borçlarla ilgili doğrudan bilgi aktarmak isterim: Geldiğimizde borç yaklaşık 18 milyon’du. Yasal faizleri hariç; bunları eklediğiniz zaman 20'ye yaklaşıyor. Ve geldiğimizde ileriye dönük borç yani sezon sonuna kadar ödenecek. 
Ne yaptık, maliyetleri çok yüksek çok fazla oyuncu var; bu konuda iyileştirme yaptık. Gönderdiğimiz oyuncularla anlaşarak; sözleşmeleriyle alabileceği ileriye dönük alacaklarından vazgeçmesini sağladık. Bu kulübün lehine sonuçlandı. Aldığımız oyuncular çok ekonomikti. Zaman zaman duyuyorum 2. sınıf futbolcular kaliteli olmayan oyuncular alındı ama şu bir gerçek; geçmiş dönemdeki hataları yapamayız. Maliyetleri kontrol etmemiz gerekiyor. Gelen oyuncuların önemli bir kısmı Süper Lig’deki takımlarının kadrosuna giremeyen ama kaliteli genç oyunculardı. Özellikle bazıları, başta Timur olmak üzere ciddi katkılarda bulundular. Bu yaklaşım kulübün finansal yapısına çok katkı sağladı. Bunun haricinde borçları bilerek geliyor olmamız borçları zaman zaman eleştirme hakkından imtina etmemizi gerektirmez. Biz kulübün finansal durumundan, kulübün kasasına temliklerden dolayı tek kuruş girmemesinden yakındığımızda “siz bunu bilerek geldiniz” diyerek bizi suçlamak en hafifinden haksızlık olur. Biz mevcut finansal durumu yönetmeye çalışıyoruz. Belli kaynaklarımız ve planlarımız vardı. Bir kısmını gerçekleştirdik, bir kısmını da gerçekleştirme aşamasındayız. Bu konuda zaman zaman duyduğum eleştirileri biraz haksız ve aşırı olarak görüyorum. Nihai hedefimiz kulübü kendi kendine yeten bir kurum haline getirmektir. Ancak takdir edersiniz ki bu uzun bir süreçtir ve ciddi değişim projelerini gerektirmektedir.
Geldiğinizde futbolculara ve personele kaç aydır para ödenmiyordu?
Futbolcuların maç başlarının çoğu ödenmemişti. Personele de 5 aydır ödeme yapılmıyordu bizim bulunduğumuz dönemde personel maaşları tam ödenmekte. Herkesin nasıl bir büyüklükten söz ettiğimizi anlamasını istiyorum ben. Ortalama futbolcu maliyetimiz normalde PTT 1.Lig 'de olan ortalama rakamın ciddi anlamda üstündeydi. Bizim yaptığımız çalışmalarla biraz daha aşağı indi. PTT 1.ligdeki bir kulüp için geçerli bir şey. 20’den fazla kadrosunda oyuncu barındıran bir kulüp için yaklaşık yılda 10 milyon TL sadece futbolcu giderleri var, kulübün diğer giderlerinden söz etmiyorum. Neredeyse bir o kadar da personel maaşları, deplâsman giderleri gibi diğer giderler. Deplasman giderleri federasyondan geliyor deniyor ama federasyon deplasman giderlerinin sadece belirli bir kısmına katkı veriyor.
Çok ciddi anlamda orta ölçekli bir şirket şeklinde giderleri olan bir yapıdan bahsediyoruz. Yaklaşık 15-20 milyon lira arasında. Şimdi ortada böyle bir gider var. Gelirlere bir bakalım. Gelir olabilecek her şey şimdi temlik durumunda. Onlarca icra var. Yasal yollarla gelen her para temliğe gidiyor. Belediye katkısından söz ediliyor ayrıca ama o da son zamanlarda istikrarlı olmuyor.
Geldiğimde ilk baktığım futbolcu bilgileri oldu. Bizim ligimizin ortalamasının çok üstünde bir bütçe gerektiren futbolcu maliyeti dikkat çekiciydi. Bu kulüp geçmişte gördüğümüz kadarıyla bütçe yapmadan ilerlemiş en azından yakın zaman için bunu söyleyebiliriz.
Üyelik konusunda delegasyon sistemi kulübü ne kadar temsil ediyor?
Orada 800 civarında üyemiz vardı. Ben detaylı olarak kimseyi tek tek tanımadığım için çok fazla genel yargıda bulunamayacağım. Bu bizim önceliklerimiz arasında. Kulübe üyelikleri kolaylaştırmak gerekiyor. Çünkü Demirspor halkın takımı, halka indirgemek lazım, ilk yapmak istediğimiz işlerden biriydi. Üyeliği belli açılardan kolaylaştırmak tüzük değişikliği gerektirdiğinden dolayı pek ilerleyemedik. Üyelik alımını resmi internet sitemize koyarak şehir dışarısında yaşayan çok sayıda Demirsporluyu üye yapmamız lazım. Üyelik aidatlarını öğrenci kardeşlerimiz için daha aşağıya onların ödeyebileceği ücretlere indirme planımız var. Ayrıca üyelik bedellerinin düzenli ödenerek kulübe katkı sağlanmasını amaçlıyoruz. Sonuçta Adana Demirspor Kulübü dernek yapısında olduğu için aidat katkısı ciddi gelir unsuru taşıyacaktır. Bunların zaten geriye dönük olarak sağlıklı işlemediğini de gördük. Eski üyeliklerin, aidat ödenmeden devam etmesi, üyeliklerinin ne kadar gerçek üyelik olduğunun tartışılmasını getiriyor. Üyeliğin gerçekten taraftar yapısını temsil edebilmesi için bir kere geriye dönük bir çalışmayla üyeliklerin sağlıklı bir yapıya getirilmesi gerekiyordu; gerçek bir üyelik anlamını taşıması için bu borçlarla ilgili konuyu öne getirdik. Ayrıca uygulamada üyelik sürecini daha kolay kılacak, herkesin erişebileceği ve kulübe de maddi katkı sağlayacak bir yapı düşünüyoruz. Demirspor'un yapısını temsil edebilecek bir yapıya ancak bu şekilde gelebileceğini düşünüyoruz.
Geçtiğimiz haftalarda elektriğin kesilmesi, futbolcuların antrenmana çıkmaması çok eleştirildi, bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz...
O konuda bazı kesimlerden çok şiddetli eleştiriler oldu. Bu konu özelinde konuşmadan önce eleştiriye konu olanlarla ilgili genel görüşlerimi paylaşayım: Yönetimimize bu kadar az zaman içinde bu kadar sert eleştiri, bu kadar baskı beklemiyordum, doğru da bulmuyorum. Elbette her konuda makul eleştiriye açığız. Tüm camia, yanlış bulduğu konularda ve icraatlarda eleştiri yapmalıdır. Bu durum, kulübe sahip çıkmanın ve duyarlılığın da bir göstergesidir. Ancak eleştiriler yapıcı ve gerçekçi olmalı. İyi niyetli olan tüm taraftar gruplarımız bize zaman versin. Yapıcı eleştiriler başımızın üstünde. Herkes eleştiri, yorum ve fikirlerini uygun üslupla her şekliyle web sitemize mail atarak veya kulübümüzün resmi sosyal medya hesaplarına mesaj atarak paylaşabilir. Öte yandan mayısta taraftar gruplarımızla bir araya gelerek görüş alışverişinde bulunmak istiyoruz. Bu konuda da detaylar önümüzdeki günlerde paylaşılacak.
Elektrik kesintisi konusuna gelince; 4 aydır yönetimde olan bir ekibin, elektrik kesintisi, futbolcuların antrenmana çıkmaması gibi kökeni çoğunlukla geçmişten kaynaklanan her türlü sorunla ilgili tek sorumlu olarak görülmesi gerçekten yanlış. Kaldı ki elektrik kesintisinin bilerek tarafımıza geç iletilmesi gibi iyi niyetten uzak davranışlara da maruz kaldık ve bu konuda da gerekli adımları attık. Herkesin tüm iyi niyetimizle ve canla başla çalıştığımızın farkına varmasını rica ediyorum. Bu olaylarda aldığımız kararlar yine kulübün menfaatinedir. Yoksa koca bir tüzel bir kişilik bireylerin elinde oyuncak olmaya mahkûm olur. Antrenmana çıkmıyorum demek iş sözleşmesini hiçe saymak demek. Futbolcularımızla aramızda bir iş sözleşmesi var. Ben her gün nasıl işime gidiyorsam ödeme yaptığımız futbolcularda bu şekilde hareket etmeli. Yaklaşık 20 Milyon TL borcu olan bir kulübün futbolculara daha önce basın bildirimizde de detaylı ilettiğimiz meblağlarda ödeme yapıyor olması kulüp yönetim kurulunun ne kadar pozitif bir yaklaşımda olduğunu gösterir. Oyuncularımız ise malesef bardağın dolu tarafına bakmak yerine boş tarafına bakmayı seçtiler. Şurada 3-4 maç kalmışken bunun yapılmasını kimse kusura bakmasın biz doğru olarak kabul etmiyoruz. Bunu futbolcu kardeşlerimize de söyledik. Biraz ısrarcı oldular. Sonra dediklerimizi doğru buldular ve olay çözümlendi. En eski ödemelerinden itibaren eritmeye çalışıyoruz.  Kimsenin borcu kalmasın ödensin dedik. Geriye doğru bütün borçlar da ödenmeye çalışılıyor. Kulübün borçlandırılarak öz kaynaklar haricinde kaynaklarla futbolcu borçlarının bir anda ödeniyor olması kulübü zarara sokar. Bir yandan da önümüzdeki sezon için yapacağımız bütçeyi de düşünmemiz ve planlamamız gerekmekte. Gelecek sezon için elbette sportif başarı hedefimiz var ve finansal imkanlarımızın önemli bir kısmını da gelecek sezon için harcamalıyız. Farklı bir yaklaşım mevcut finansal tabloyu daha dramatik bir hale sokardı. Biz bu finansal durumu sağlıklı hâle getirdikçe herkesin borcunu ödeyeceğiz dedik. Her şey yavaş yavaş rayına giriyor. O dönemde alınan kararları kimse kötü niyetli anlamasın, süreç tamamen kulübümüzün menfaatleri gözetilerek yönetilmiştir.
Yönetim istifa edecek diyenler oluyor, bir şeyler diyecek misiniz?
Çok eleştiriyorlar, bir istifa sözü zaman zaman dolaşıyor ya da bir beklenti olabilir. Kulübün değişik yapıları belki de böyle bir beklenti yaratıyordur.  Şu anda öyle bir durum yok. Elbette ben tamamıyla uzun yıllar sürecek ya da görev süremizin sonuna kadar tamamıyla kalacağımızı şimdiden söyleyemem. Biz şöyle bakıyoruz olaya; üzerimize düşeni yapmaya çalışıp da sonunda başaramazsak elbette bu bir bedel ödemeyi gerektirir. Şu anda böyle bir durum söz konusu değil. Şunu da söyleyeyim biz başkanımız ve az sayıdaki bazı yönetici arkadaşlarımız haricinde ilk defa kulüp yöneticiliği yapan insanlarız. Bu belki de bir avantaj çünkü bu anlamda temiz zihinleriz ve çok objektif bakabiliyoruz. Ama öte yandan tecrübe de çok değerlidir bazı açılardan özeleştiri yapmamız gerekebilir. Özeleştiri olarak yaptığım bir şey bu süreçte daha fazla bilgi paylaşımı yapabilseydik keşke diyorum. Doğru olmayan bu bilgilerin yayılmasını etkili şekilde önleyebilirdik. Bizim için bu 3-4 aylık zaman bu tip konularda katkı sağladı. Buralardan çıkarımlar yapıyor olacağız. Yönetimin sağlıklı bir şekilde çalışabilmesi, işlerine odaklanabilmesi için bu baskı ortamından kurtulması lazım. Yaratılacak istikrarsızlık ve baskı ortamı kimsenin yararına değil. Kulübe en çok zarar verecek şey budur. Ben tüm camiamızdan baskı ortamı yaratmaktan kaçınılmasını ve istikrarın hedeflenmesini bekliyorum. Hâl böyleyken asılsız iddialarla gündem yaratmaktan herkes kaçınsın.
Röportajımızın ikinci bölümünde projeleriniz hakkında konuşmak istiyoruz. Giriş olarak projelerinizle ilgili olarak bize ne söyleyebilirsiniz.
Gerçekleştirmeyi düşündüğümüz çok önemli ve büyük çalışmalarımız var Yapmak istediğimiz projeler oldukça iddialı. Kurumsallaşma zaten kendi başına çok büyük bir kalem ve diğerleri de onunla paralel yürüyecek projeler. Bizim burada iki şeye dikkat etmemiz gerekiyor:
Birisi önceliklendirme. Proje demek insan kaynağı demek. Hem zaman anlamında, hem de kalifiye insan kaynağı anlamında. Gerçekten her şeyi bir arada konuştuğunuz zaman hiçbir şeyi yapamayarak ayların geçtiğini görebilirsiniz. Dolayısıyla en önemlilerini en öne alıp, onlara odaklanıp, onları hayata geçirmek istiyoruz.Belli önceliklendirdiklerimiz var. Mesela altyapı bunlardan birisi. Herkesin de mutabık olduğu bir konu. İkincisi, camiamızın dahil olduğu çalışma grupları. Bu anlamda da tüm camiadaki taraftarlarımızla belli bir süreç sonrasında çalışma grupları, komisyonları oluşturmak gibi bir hayalim var. Bunu taraftarlarla buluştuğumuzda da söyleyeceğim. Herkesin günlük hayattaki uzmanlık alanı, ayırabileceği vakte göre belli bir kalifikasyondaki ü, gönül vermiş kişilerden bir grup oluşturursak, daha fazla projeyi daha kısa sürede hayata geçirebiliriz. Çünkü çok konu var. Mesela finansal yeniden yapılandırma, kaynakların nasıl yaratılacağı, finansal iş süreçlerinin nasıl olacağı gibi. Finansal geçmişi olan arkadaşlarımızın katkıda bulunacağı bu tip süreçler olabilir. Danışma kurulundan daha öte aslında icra eden, belli projeleri yapan, 4'er 5'er kişilik gruplar olsa gerçekten kulübe daha çok katkısı olacağını düşünüyorum. Çünkü, bizim mevcut insan kaynağımız yaklaşık 50’ye yakın amapersonelimiz günlük işlerle devamlı mesai harcayan insanlar.  Yani kulüp müdürümüz ve diğer personel günlük idari işlerle ilgileniyor. Bu tip yeni ufuk açıcı yeniden yapılandırma projeleri için zaten biz onları kullanamıyoruz doğal olarak, bu da yönetim kurulunun belli şeyleri bizzat hayata geçirmesini de zorlaştırıyor. Hele ki, bu kadar yoğun gündem arasında.
Günümüzde spor kulüpleri açısında çok önemli bir konu da kurumsallaşma. Bir yandan kulüplerin sağlıklı ve kişilere bağlı olmadan büyüyebilmesi için olmazsa olmaz bir konu, öte yandan da kurumsallaşma sağlandıkça yöneticilerin kulüp üzerinden reklamlarını yapmalarını engelleyen ve bu zamana kadar alışık olduğumuz yönetici tarzına uymayan bir yapılanma gerektiriyor. Kurumsallaşma adına adımlar atıldı mı şu ana kadar ve ne gibi çalışmalarınız olacak?
Kurumsallaşma gerçekten hayati bir konu ve bizim için altyapı projeleri ile birlikte en önemli iki konudan biri. Yönetim olarak her zaman önceliğimiz Adana Demirspor, reklam yapmak ya da öne çıkmak gibi bir düşüncemiz olamaz. Yeter ki kulüp kurumsal bir yapı içerisinde idari açıdan iyi yönetilsin, takım başarılı olsun.
Kurumsallaşma için belli bir fikirsel girişimde bulunuldu. Açıkçası, hemen aksiyona almayı istediğimiz bir şeyken şu anda hala bizzat somut adımlar atamadığımız bir alan. Ama en azından tam olarak ne yapmak istediğimizi, planlarımızı paylaşmak isterim.
yönetim kurulu seçildikten hemen sonra bir danışmanlık şirketiyle görüştük. Onların bir fizibilite çalışması yapmalarını sağladık. kulüp içerisindeki özellikle odaklanacak alanlar yani, kurumsallaşma alanında ne kadarlık bir iş var? neler yapılması gerek? Bir nevi fotoğraf çekmeye çağırdık onları. O süreci hızlıca geçtik. Ama tabi ki fotoğraf çektikten sonra asıl iş oradaki gerekli işlerin, yeniden yapılandırılmaların hayata geçirilmesi. Kurumsallaşmadan aslında herkes farklı şeyler anlıyor. Öncellikle onu konuşalım.
Kurumsallaşma demek; bu kulübün finansal anlamda kişilere bağlı kalmaması demek. (bu zaten çok net bir konu) Bir de kişiler değişsin ama kulübün bir hafızası olsun, tüzel bir kişilik olarak iş yapış şekli aynı olsun, standart olsun ve doğru olsun. Kişilere bağlı olmaksızın, hiçbir şaibe hiçbir soru işaretine yer vermeksizin kulübün hiçbir zarara uğratılmamasını, kötü niyetler olsa bile izin vermeyecek yapılar kurulsun. Bu zaten her türlü kurumsal oluşumun da bakış açısıdır. Kişilerin inisiyatifine bağlı kalmaksızın, işlerin doğru, etkin, en iyi şekilde yürümesini sağlamak için çalışıyoruz.
Burada en önemli konuların başında bence organizasyon geliyor. Yani bir nevi bunu reorganizasyon diye düşünebilirsiniz. Kulübün şu anki organizasyonu çok geleneksel. Yeni dönemin, aslında futbolun geldiği noktanın, değişen gündemin, günümüz şartların gereksinimlerini karşılayamayan bir noktada. Misal sponsorluk dediğiniz, reklam dediğiniz konular kulüp için çok ciddi bir gelir kaynağı olacak, olmalı da. Hele Adana Demirspor gibi marka değeri olan büyük bir yapı için. Şu anda baktığımız zaman modern kulüpler reklam sponsorluk departmanı gibi bir yapı kurup, sponsorla bizzat o yapıları yönetirken, bizde kesinlikle böyle bir şey söz konusu değil. Bu örnekte olduğu gibi kulübün tüm organizasyon şemasını elden geçirip çok daha doğru ve günümüz ihtiyaçlarını karşılayacak bir yapıyı getirmek istiyoruz. Organizasyon şeması 1 numaralı önceliklerden biri. 2; iş tanımları, sorumluluklar ve iş prosedürleri. Şu anda yazılı, çizili bizim her türlü iş sürecimizi nasıl yapacağımıza dair standart süreçlerimiz yok. Kim ne yapar, resmi ve formal bir biçimde tanımlanmış biçimde bir yapımız yok. Yani onların içini dolduran isimler Ahmet, Mehmet'ten bağımsız olarak, o kutunun ne yaptığının çok net tanımlanıyor olması lazım. Mesela bir deplasman organizasyonunun biletlerinin alınmasından, otel organizasyonundan, hangi ajansla çalışılacağından, yılda bir kere ihale usulü seçilmesine kadar süreçlerimizin çok net tanımlı olması lazım. Şu anda maalesef böyle bir yapı yok. İş prosedürlerimizi tanımlayalım istiyoruz. Yetkisini aşan hiçbir yapı olmasın, yönetim kurulunun iş süreçleri tamamen tanımlı olsun, net olsun, şeffaf olsun istiyoruz.
Öte yandan kulüpte ciddi anlamda bir teknoloji eksikliği var. Maalesef muhasebesinin tutulmasından, finansal kayıtların tutulmasından, altyapımızdaki futbolcuların performasının takibine kadar, hatta A takımımız dahi teknolojiden çok uzak. Babadan bile kalma diyemeyeceğimiz kağıtlarla yazılı çizili şekilde gidiyor ve çok sağlıksız giden bu süreçler elbette çok verimsizlik yaratıyor. Biz istiyoruz ki teknoloji entegrasyonu olsun, her türlü iş süreci elektronik ortamlarda yürüsün. Modern bir yapı görüntüsü verelim ve bunu uygulayalım. Bunun için de gerekli maliyetlerden kaçınmayalım.
Bu noktada en önemli konulardan biri bütçe. Bu kulüpte bir bütçe süreci yaşanmıyor, bütçe süreci olmadığı için zararlar, borçlar şiştikçe şişiyor. Bizim bu yıl inşallah çok net yapacağımız bir konu. Mayıs ayı itibariyle tüm kaynaklarımız, önümüzdeki sezon boyunca yaratacağımız tüm kaynak, yönetimin yaratacağı kaynak, sponsorluk gelirleri vs bunu çok net önümüzü görüp bütçeleyip ayağımız yorganımıza göre uzatılacak. Yani kimse bizden geçmişte zaman zaman olduğu gibi süper ligin 30 yaşını aşmış, bir nevi ismi olan ama verim alınamayacak, motivasyon anlamında sıkıntı yaşayacak büyük paralar verilerek yapılacak transferler beklemesin. Bütçemiz kadar yapacağız elbette. Ama bu kulübe yarar sağlayacak, motive olacak, ruhuyla kalbiyle burada olacak, belki Erman Özgür örneğinde olduğu gibi kişiler gelecekse gelecek. Abilik yapacak rehberlik yapacak ama şehrin ruhuyla da bütünleşebilecek. 
Bütçeden kastınız nedir biraz açar mısınız?
Bütçeden kastımız: bu kulübün önümüzdeki sezon boyunca yaratacağı kaynakların net olarak hesaplanması ve başta futbolcu maliyetleri olmak üzere giderlerin de buna göre planlanması Bizim mesela göğüs reklamımızdan beklediğimiz bir bütçe var. Bunun yanında kombine ve bilet gelirleriyle ilgili geçmiş yılların rakamlarına bakarak yaptığımız tahminlerle bir gelir beklentimiz var. İnşallah bu yıl 5 Ocak stadının tüm reklam işletmelerini almak için grişimlerimiz var. Tüm reklamlarımızı kendimiz veriyor olacağız maçlarımızda. Bundan yaratacağımız kaynağı bütçeledik.
http://www.haberads.com/haber/bagimsiz-bir-adana-demirspor-icin-kurumsallasma/2014-05-05
http://www.haberads.com/haber/fatih-otluoglu-borc-20-milyon-tl/2014-05-03

PTT 1.LİG 2013-2014 SEZONU RAPORU

2013-2014 sezonu raporu
Toplam 38 haftalık maratonda şampiyon İstanbul Büyükşehir Belediyespor, 11 hafta liderlik koltuğunda otururken, Ankaraspor 13, Balıkesirspor ve Orduspor ise 7'şer kez haftayı lider tamamladı.
- Goller
Ligde bu sezon oynanan 342 maçta toplam 947 gol atılırken, maç başına düşen gol sayısı 2,77 hafta başına düşen gol sayısı da 24,92 olarak gerçekleşti.
Kaydedilen gollerin 688'i ayakla, 149'u kafayla, 88'i penaltıdan atılırken, 22 kez futbolcular topu kendi ağlarına gönderdi.
Ligde 40 golün atıldığı 6. haftada en yüksek gol sayısına ulaşılırken, 22. haftada takımlar 9 gol sevinci yaşayabildi.
- Gol krallığında 2 isim var
Sezonu 19'ar golle tamamlayan Balıkesirspor'dan Muhammet Reis ve Manisasporlu Slavko Perovic, en fazla gol atan isimler olurken, bu oyuncuları 16 golle Adanaspor'dan Tiago, 15 golle Fethiyespor'dan Ahmet Aras ve 14 golle Orduspor'dan Anıl Taşdemir takip etti.
Ligde atılan 947 golden 209'u karşılaşmaların son 15 dakikalık bölümünde geldi.
Gollerin sürelere göre dağılımı şöyle:
Dakika aralığı Gol
1-15 102
16-30 153
31-45 146
46-60 161
61-75 176
76-90 209
- Sarı ve kırmızı kartlar
PTT 1. Lig'de toplam 118 (hafta başına 3,11 ortalama) kırmızı ve 1728 (maç başına 5,05, hafta başına 45,47 ortalama) sarı kartın gösterildiği bu sezonda en az kırmızı kartla cezalandırılan ekipler, 11 kırmızı kartla 1461 Trabzon oldu.
En Sakin Hafta: 1. hafta (35 sarı kart)
En Fazla Kart Gösterilen Haftalar: 9. hafta (59 sarı, 4 kırmızı), 14. hafta (53 sarı, 5 kırmızı kart), 15. hafta (57 sarı, 2 kırmızı kart), 34. hafta (54 sarı, 4 kırmızı kart), 36. hafta (56 sarı, 3 kırmızı kart)
Kırmızı Kart Gösterilmeyen Hafta: 1. hafta
En Fazla Sarı Kart Gösterilen Hafta: 9. hafta (59)
En Az Sarı Kart Gösterilen Hafta: 38. hafta (27)
Futbolcuları Kırmızı Kart Görmeyen Takım: Yok
Futbolcuları En Fazla Kırmızı Kart Gören Takım: 1461 Trabzon (11)
Futbolcuları En Fazla Sarı Kart Gören Takım: Şanlıurfaspor (105)
Futbolcuları En Az Sarı Kart Gören Takım: Mersin İdmanyurdu (77)
Bir Haftada Futbolcuları En Fazla Sarı Kart Gören Takım: Denizlispor (9)
Skorların Tasnifi: 342 maçın 85'i beraberlikle tamamlanırken, 143'ü ev sahibi, 114'ü de deplasman olmak üzere 257 maç, bir takımın galibiyetiyle bitti ve maçlarda 16 ayrı skor görüldü.
En Çok Görülen Skor: 1-0 (64)
Diğer Skorlar: 2-1 (45), 1-1 (39), 2-0 (35), 3-1 (33), 0-0 (24), 3-0, 3-2 (20), 2-2, 4-0 (16), 4-1 (11), 3-3 (6), 4-3 (5), 4-2, 5-1 (3), 5-4 (2)
En Fazla Beraberlik Görülen Haftalar: 14. ve 31. haftalar (5)
Beraberlik Olmayan Haftalar: 26, 27 ve 29. haftalar
Deplasmanda En Farklı Skorla Galip Gelen Takımlar: 2. hafta Fethiyespor-Balıkesirspor, 6. hafta Denizlispor-Ankaraspor, 15. hafta Şanlıurfaspor-Ankaraspor, 16. hafta Boluspor-İstanbul Büyükşehir Belediyespor, 24. hafta Tekden Denizlispor-Bucaspor, 36. hafta Gaziantep Büyükşehir Belediyespor-İstanbul Büyükşehir Belediyespor (0-4), 16. hafta Tekden Denizlispor-Fethiyespor (1-5)
Kendi Sahasında En Farklı Skorla Galip Gelen Takımlar: 4. hafta Fethiyespor-Bucaspor, 5. hafta Adanaspor-İstanbul Büyükşehir Belediyespor, 7. hafta Balıkesirspor-1461 Trabzon, 15. hafta İstanbul Büyükşehir Belediyespor-Adana Demirspor, 17. hafta İstanbul Büyükşehir Belediyespor-Gaziantep Büyükşehir Belediyespor, 18. hafta Ankaraspor-Orduspor, 20. hafta Fethiyespor-1461 Trabzon, 26. hafta TKİ Tavşanlı Linyitspor-Mersin İdmanyuru, 38. hafta 1461 Trabzon-TKİ Tavşanlı Linyitspor (4-0) , 11. hafta Manisaspor-Fethiyespor, 21. hafta 1461 Trabzon-Tekden Denizlispor (5-1)
Ev sahibi Takımların En Başarılı Olduğu Hafta: 23. hafta (7 galibiyet, 2 beraberlik: 23 puan)
Deplasman Takımlarının En Başarılı Olduğu Hafta: 12. hafta (5 galibiyet, 4 beraberlik 19 puan)
Deplasman Takımlarının Galip Gelemediği Haftalar: 5 ve 23. haftalar
Ev sahibi Takımların En Başarısız Olduğu Hafta: 12. hafta (4 beraberlik, 5 yenilgi: 4 puan)
En Fazla Galip Gelen Takım: İstanbul Büyükşehir Belediyespor (24)
En Az Galip Gelen Takım: Kahramanmaraşspor (2)
En Fazla Berabere Kalan Takımlar: Samsunspor, 1461 Trabzon (14)
En Az Berabere Kalan Takımlar: Bucaspor, Tekden Denizlispor (4)
En Fazla Yenilen Takım: Kahramanmaraşspor (26)
En Az Yenilen Takım: Samsunspor (5)
En Fazla Gol Atan Takım: İstanbul Büyükşehir Belediyespor (76)
En Az Gol Atan Takım: Gaziantep Büyükşehir Belediyespor (30)
En Fazla Gol Yiyen Takım: Kahramanmaraşspor (76)
En Az Gol Yiyen Takım: Orduspor (30)
Kendi Sahasında En Başarılı Takımlar: İstanbul Büyükşehir Belediyespor (18 maçta 13 galibiyet, 2 beraberlik, 3 mağlubiyet: 41 puan), Balıkesirspor (18 maçta 12 galibiyet, 5 beraberlik: 1 mağlubiyet: 41 puan)
Kendi Sahasında En Başarısız Takım: Kahramanmaraşspor (18 maçta 2 galibiyet, 3 beraberlik, 13 mağlubiyet: 9 puan)
Kendi Sahasında En Fazla Galip Gelen Takım: İstanbul Büyükşehir Belediyespor (13)
Kendi Sahasında En Az Galip Gelen Takım: Kahramanmaraşspor (2)
Kendi Sahasında En Fazla Berabere Kalan Takım: 1461 Trabzon (10)
Kendi Sahasında En Az Berabere Kalan Takımlar: İstanbul Büyükşehir Belediyespor, Ankaraspor (2)
Kendi Sahasında En Fazla Yenilen Takım: Kahramanmaraşspor (13)
Kendi Sahasında En Az Yenilen Takım: Balıkesirspor (1)
Kendi Sahasında En Fazla Gol Atan Takım: Adana Demirspor (41)
Kendi Sahasında En Az Gol Atan Takım: Boluspor (14)
Kendi Sahasında En Fazla Gol Yiyen Takım: Kahramanmaraşspor (40)
Deplasmanda En Başarılı Takım: İstanbul Büyükşehir Belediyespor (18 maçta 11 galibiyet, 4 beraberlik, 3 yenilgi 37 puan)
Deplasmanda En Başarısız Takım: Kahramanmaraşspor (18 maçta 5 beraberlik, 13 yenilgi: 5 puan)
Deplasmanda En Fazla Galip Gelen Takımlar: İstanbul Büyükşehir Belediyespor, Orduspor (11)
Deplasmanda En Az Galip Gelen Takım: Kahramanmaraşspor (0)
Deplasmanda En Fazla Berabere Kalan Takım: Samsunspor (11)
Deplasmanda En Az Berabere Kalan Takım: Tekden Denizlispor (0)
Deplasmanda En Fazla Yenilen Takımlar: Kahramanmaraşspor, TKİ Tavşanlı Linyitspor (13)
Deplasmanda En Az Yenilen Takımlar: Ankaraspor, Samsunspor (2)
Deplasmanda En Fazla Gol Atan Takım: İstanbul Büyükşehir Belediyespor (36)
Deplasmanda En Az Gol Atan Takım: Kahramanmaraşspor (11)
Deplasmanda En Fazla Gol Yiyen Takımlar: TKİ Tavşanlı Linyitspor (40)
Deplasmanda En Az Gol Yiyen Takımlar: İstanbul Büyükşehir Belediyespor, Balıkesirspor, Ankaraspor (20)
Kart raporu
PTT 1. Lig'de 2013-2014 sezonunda oynanan 342 müsabakada 1728 sarı, 118 kırmızı kart gösterildi.
Ligde hafta başına ortalama 3,1 kırmızı kart düşerken, sarı kart ortalaması ise 45,47 oldu.
Şanlıurfaspor 105 kartla en fazla sarı kart gören ekip olurken, 1461 Trabzon 11 kırmızı kartla cezalandırıldı.
Ligin en centilmen takımı olan şampiyon İstanbul Büyükşehir Belediyesporlu futbolcular sezon boyunca 82 sarı ve 2 kırmızı kartla cezalandırıldı.
Adana Demirsporlu futbolcular 6 maçı kart görmeden tamamlarken, bu ekibi Orduspor (5), Mersin İdmanyurdu (4), Balıkesirspor, Denizlispor, Kahramanmaraşspor, Samsunspor (3), Ankaraspor, Boluspor, İstanbul Büyükşehir Belediyespor, Manisaspor, Şanlıurfaspor, TKİ Tavşanlı Liniytspor (2) ve Fethiyespor (1) takip etti.
Denizlisporlu 9 oyuncu, 9. haftadaki Mersin İdmanyurdu maçında, Mersin İdmanyurdulu 8 futbolcu ise 15. haftadaki Samsunspor maçında sarı kart gördü.
- Sarı kartlar
Şanlurfaspor'un 105 sarı kartla en az sarı kart gören ekip olduğu ligde, bu ekibi 104'er kartla Gaziantep Büyükşehir Belediyespor ile Karşıyaka ve 103 sarı kartla 1461 Trabzon izledi. Mersin İdmanyurdu'nun 77 sarı kartla cezalandırıldığı ligde, Ankarasporlu oyuncular 80, Fethiyesporlu futbolcular ise 80 sarı kart gördü.
- Kırmızı kartlar
Toplam 118 kırmızı kartın gösterildiği PTT 1. Lig'de Boluspor'dan Cemil Vatansever 3 kez takımını eksik bırakırken, 1461 Trabzon'dan Mehmet Sıddık İstemi ve Savaş Yılmaz, Adanaspor'an Ayhan Tuna Üzümcü, Bucaspor'dan Luiz Henrique, Manisaspor'dan Mikic ve Ümit Yasin arslan, Şanlıurfaspor'dan Abdulhamit Yıldız ve TKİ Tavşanlı Linyitspor'dan Emrah Dağ, 2'şer defa kırmızı kartla cezalandırıldı.
PTT 1. Lig'de 2013-2014 sezonunun kart raporu şöyle:

TakımlarSarıKırmızı
1461 Trabzon10311
Adana Demirspor926
Adanaspor979
Ankaraspor807
Balıkesirspor837
Boluspor867
Bucaspor889
Denizlispor962
Fethiyespor817
Gaziantep B.B.1044
İstanbul B.B.822
Kahramanmaraşspor955
Karşıyaka1049
Manisaspor868
Mersin İdmanyurdu777
Orduspor862
Samsunspor892
Şanlıurfaspor1056
TKİ Tavşanlı Linyitspor948
Toplam1728118
Gol Raporu
PTT 1. Lig'de 2013-2014 sezonunda 76 gol kaydeden İstanbul Büyükşehir Belediyespor en golcü takım oldu.
Ligde 342 maçta toplam 947 gol atılırken, maç başına gol ortalaması 2,77, hafta başına düşen gol sayısı da 24,92 olarak gerçekleşti. Bu süreçte 76 gol atan İstanbul Büyükşehir Belediyespor maç başına 2,11 ortalamasıyla en golcü ekip, en az gol atan takım ise 30 gol atan ve maç başına 0,83 ortalamayla oynayan Gaziantep Büyükşehir Belediyespor oldu.
- En golcü iki isim
Sezonu 19'ar golle tamamlayan Balıkesirsporlu Muhammet Reis ile Manisasporlu Perovic en golcü isimler oldular. Bu oyuncuları 17 golle Orduspor'dan Anıl Taşdemir, 16 golle Adanaspor'dan Tiago, 15'er golle Fethiyespor'dan Ahmet Aras ile Samsunspor'dan Adilovic takip etti.
- Penaltı golleri
Ligdeki 947 golün 688'i ayakla, 149'u kafayla, 88'i penaltıdan atılırken, 22 kez futbolcular topu kendi ağlarına gönderdi.
Penaltı atışından en fazla gol bulan takım Orduspor (9) olurken, bu ekibi Gaziantep Büyükşehir Belediyespor (8), Adanaspor, Balıkesirspor (7), Samsunspor (6), Denizlispor, İstanbul Büyükşehir Belediyespor, Kahramanmaraşspor (5), 1461 Trabzon, Adana Demirspor, Ankaraspor, Boluspor, Manisaspor (4), Bucaspor, Karşıyaka, Mersin İdmanyurdu, TKİ Tavşanlı Linyitspor (3), Şanlıurfaspor (2) ve Fethiyespor (1) izledi.
- Kaleyi şaşıranlar
Toplam 22 oyuncunun kendi kalesine gol atma şanssızlığı yaşadığı ligde, Manisasporlu oyuncular 3 kez kendi ağlarını havalandırdı.
Ligde kendi kalesine gol atanlar şöyle:
Göksu Alhas, Bora Sevim (1461 Trabzon), Kouemaha, Rajnoch (Adana Demirspor), Günay Güvenç, Tuna Üzümcü (Adanaspor) Lokman Gör (Ankaraspor), Murat Sözgelmez, Hasan Hatipoğlu (Balıkesirspor) Atacan Öztürk, Fatih Şen (Boluspor), Luiz Henrique, Okan Alkan (Bucaspor), Yusuf Emre Kısal (Denizlispor), Cihan Can (Gaziantep B.B.), Berkan Emir, Tayfun Cora (Karşıyaka), Eray Ataseven, Hikmet Balioğlu, Hüsnü Başkurt (Manisaspor). Uğur Demirkol (Şanlıurfaspor) Kemal Bersis Çanak (TKİ Tavşanlı Linyitspor).
trtspor.com