Sayfalar

26 Eylül 2013 Perşembe

E-Bilet , Tribünde takip altındasınız

Tribünde takip altındasınız. İsterse TC numaranızdan vukuatlı nüfus dökümünüzü alır, isterse yüz ifadenize bakar.

Tuhaf bir durum. Tribün kültürünü, futbolu ve tabii siyaseti bilenler için GS-BJK maçında çıkan olaylar ‘taraftar köpürdü sahaya indi’ kadar basit değildi. Şahsen ben de arkasında ne olduğunu anlamış yahut hükümetin Çarşı’ya komplosu iddialarına ikna olmuş değilim. Fakat şunu biliyorum: Hükümet bu meşum hadiseyi fırsat bilip eline büyük bir taş alacak, sinirini oynatan tüm kuşlara savuracak. Gezi sloganları atanlara da gözdağı anlamı taşıyan ‘hapis cezalı’ radikal çözümler hükümet tarafından dillendirildi, evet ama burada asıl ‘hedef kuş’ başkaydı: Biletleme sistemiydi. 

* * * 

Spor müdürünün ilk gece, Bülent Arınç’ın ertesi gün yaptığı açıklamalara bakın... Ana tema stada biletsiz birçok kişinin giriş yaptığı ve asayişin böylelikle bozulduğu şeklindeydi. Sonra Spor Bakanı Kılıç ne dedi? “TFF e-bilet sistemini ivedilikle hayata geçirmeli.” Bir kısım ihalesi yapılmış ve altyapı hazırlıkları nedeniyle Nisan 2014’e yetişecek olan yeni biletleme sisteminin ‘kucaklanması’ için bu maçtaki hadiseden daha iyi bir sebep düşünemiyorum. 

* * * 

Nedir bu sistem, bi anlayalım: Devletin statlara kimin girip çıktığını kayıt altına alıp gayet yakinen izlemesine yardımcı olacak şekilde tasarlanmış. Diyelim ki bir maça gitmek istiyorsunuz. Bir kereliğine ve hep kullanmak zorunda olduğun elektronik bir kart alacaksın. Tabii fotoğrafını, TC kimlik numaranı, ikametgâh bilgilerini vererek. Sonra internete girip biletini alacak ve bu karta işleteceksin. O bilet ve kartın senden başka biri tarafından kullanıldığı tespit edilirse kallavi ceza. 
Diyelim ki kombine almak istedin. Onu da ancak bu kart üstünden yapabileceksin. Kombineni bir arkadaşına ödünç vereyim dersen, yine sisteme girip arkadaşının bilgilerini karta yükleyerek devredebileceksin. Aksi halde yakalanırsan yandın. Ki yakalanırsın çünkü bu sistemle birlikte federasyon kulüplere farklı turnikeler ve özel zoom’lama yetenekleri olan kameralar yaptırmalarını da dayatıyor. Zorunlu yani, her kulüp bu kameraları taktıracak. “Ha” diyecek federasyon, “bu maddi külfet mi oluyor, o zaman ben sana bunu bedavaya yapayım. Yalnız sen de e-bilet satış işini benim sana söylediğim şirkete ver”. Bu durum birçok kulübün, hele de Anadolu’dakilerin, çok işine gelecek. Çünkü yeni biletleme firması artık aylık ücretin dışında komisyon da talep etmeyecek. Süper zoom’layan kameralar, turnikeler, herkesin kaydını tutan veritabanları filan da zaten bedava. Oh ne âlâ memleket... 
Bu noktada bir parantez... İşin turnikeleme ve veritabanı kısmını E-Kart-Netaş işbirliği üstlenecek. İhalesi yapıldı. Bilet satış işini de yine Çalık grubuna ait bir bankanın yapacağı söyleniyor. 

* * * 

İşin elbette “Biletlemenin de en iyisini biz biliriz. Onu da bizim firmalarımız yapsın” kısmı da var. Ama ben bunu ana tartışma unsuru yapmayı lüzumsuz buluyorum. Hem boşuna hem de asıl konuyu perdeler. Asıl konu şu: Bundan sonra bir maça gitmeye yeltendiğiniz andan itibaren çok yakından izlenecek olmanız. Bileti alırken kayıt... Stada girerken kayıt... Tribündeki yerinize yerleşmenizden tezahüratlarınıza kadar takip altındasınız. İsterse TC numaranızdan vukuatlı nüfus dökümünüzü alır, isterse kamerayı size çevirir, yüz ifadenize bakar. Şimdi bugün kalkıp bu Büyük Birader’e “Bi zahmet git öteye hayatımdan, maç zevkimize de musallat oldun” deseniz... Cevap hazır: Bak böyle olmayınca neler oldu, sahaya indiler, hepimizin güvenliği tehlikeye girdi. 
Dolayısıyla... Pazar günkü GS-BJK maçının gerçek kazananı belli.

Ezgi Başaran
http://www.radikal.com.tr/yazarlar/ezgi_basaran/yeni_gozetleme_pardon_biletleme_sistemi-1152567

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme