Sayfalar

30 Ağustos 2013 Cuma

TUTUKLU ALTAY TARAFTARINDAN MEKTUP VAR


GEZİ EYLEMLERİ SIRASINDA GÖZALTINA ALINIP TUTUKLANAN ALTAY TARAFTARI ÇAĞLARDAN MEKTUP VAR
Merhaba Fedai Abi,
Nasılsın? İyisindir umarım. Ben gayet iyiyim. Daha iyi olabilmek için çabalıyorum işte. Arada sırada umutsuzluğa düşsem de sizin gibi dostların yanımda olması bana güç ve moral veriyor.
Açıkçası ben de seni isminden tanıyamadım ama eminim görsem kesin tanırım diye düşünüyorum. Uzun yıllar açık tribünde maç izlemiştim sima olarak tanırım bence. Sana biraz mahkeme süreci, tutukluluk ve hapishane sürecini anlatayım istersen. 20 Haziran günü sabah 6’da terörle mücadele polisleri evimi bastı. Sayılarını hatırlamıyorum. Kalabalıklardı epey. Kapı önünde en az 7-8 araba vardı. Evde arama yaptılar. 1 tane kitap, 2-3 tane yasal dernek tarafından basılan kitapçık bir de bilgisayar hard disk’imi aldılar. 3 gün Bozyaka TEM şubesinde kaldım. 23 Haziran’da mahkemeye sevk edildik. Evimden alınan kitap ve kitapçıklar o gün bana teslim edildi, hard disk de incelendikten sonra yaklaşık 1 ay kadar sonra aileme teslim edilmiş. Ne arıyorlardı bilmiyorum ama hard disk’ten filan bir şey bulamadılar. Ben o gün öğrendim. Meğer bir terör örgütü üyesiymiş. Emniyette saçma sapan sorular sordular. Mesela üniversite okumamama rağmen bana “Örgütün üniversite faaliyetleri hakkında bilgi veriniz” gibi bir soru soruldu. Adliye’ye geldiğimizde savcı bana bir fotoğraf gösterdi. Ağzı yüzü kapalı bir adam. Kim olduğu belli değil. O kişi meğer benmişim. Zaten fotoğraf yandan çekilmiş yani düzgün bir fotoğraf değil. Bir de ben Gezi Parkı eylemlerinden dolayı alındım sanıyordum. Pek öyle değilmiş. Katıldığım yasal, emniyet tarafından izinli eylemleri sanki “suç” işliyormuşum gibi gösteriyorlar. Mesela “1 Mayıs’a niye katıldın” gibi absürt sorular geldi. Sanki 1 Mayıs’ı ben resmi tatil ilan etmişim gibi. Bunun gibi bir çok eylem, basın açıklaması vs. var. Yani garip bir mesele hem bu eylemlere izin veriyorsun, hem belli bir mesafede eylem için “güvenlik önlemi” alıyorsun, hem oradakileri – mademki kanunsuz eylemler bunlar – uyarmıyorsun ama sonra gözaltına alınınca karşına çıkıyor bunlar. Dedim ya garip. 
Daha sonra hakim karşısına çıktık ve ben o an tutuklanacağımı anladım. Hakim doğru düzgün yüzüme bakmadı bile. Diğer arkadaşlar için de durum aynı tabi. Ve yanılmadım 2 aydır bu cezaevinde F tipi koşullarında ağır tecrit altında yaşıyorum. 14 adım uzunluğunda 7 adım genişliğinde bir havalandırmamız var. Burada kutu gibi yerde yaşıyoruz anlayacağın ama hiç sorun değil bunlar. Benim en çok zoruma giden bu adaletsiz durum. Bizim iddiayı “terör örgütüne üye olmaktan”, “örgüt üyesi olmamakla birlikte, örgüt adına suç işlemek” olarak değiştirdiler sonra. İddiaysa 3 Haziran günü bilmem ne bu örgütü Gezi Parkı’na katılın diye internet sitesinden açıklama yapmış. Ben bu siteyi ilk kez emniyette öğrendim. Zaten hard disk incelemesinde bu siteye girdiğime dair bir şey bulamamışlar ama işin en garibi açıklama ayın 3’ünde yapılmış ben ayın 1’inde eyleme katıldım. Zaten İzmir’de polisle çatışmalar 31 Mayıs, 1 Haziran ve 2 Haziran tarihlerinde yani yine denk gelmiyor açıklamayla. Küçücük kız çocuklarına tecavüz edenleri “kendi rızası vardı” diyerek serbest bırakan zihniyet bizim eylemlere kendi irademizle katıldığımız hususuna inanmak dahi istemiyor.
İşte böyle abiciğim. Hukuksuzluk, haksızlık diz boyu. Ben ne bir ilkim ne de son olacağım. Daha binlerce kişinin başına gelecek bunlar. Benim için yaptıklarınız beni hem duygulandırdı hem de çok sevindirdi. Bir kez daha Altay’lı olduğum için gurur duydum. Burada gazetelerle elimden geldiğince takip ediyorum zaten. Umarım yıllardır beklediğimiz şampiyonluk bu sene gelir. Bu arada mahkeme tarihimiz 10 Eylül saat 10.30’da. Bütün arkadaşları o gün adliye önünde görebilirsem çok mutlu olacağım. Bütün arkadaşlara benden çok selam söylersin abiciğim. Kendine çok iyi bak.
Çağlar Korkut 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme